Muhterem Müslümanlar

Bu haftaki hutbemizin mevzuu Kelime-i Tevhit hakkında olacaktır.

          İnsan,İslam dinini kabul edecek bir istidâat üzerine yaratılmış bulunmaktadır.bu kabiliyet,bir çekirdek misali,iman nurunun ışığı ve ısısıyla çatlayıp ibadetin feyziyle kemale ulaşır. İman güneşinin kalp ufkumuza doğması,Kelime-i Tevhit ile tahakkuk etmekte ve onun tekrarlanmasıyla kuvvet kazanmaktadır.Bu sebeple, iman nurunun kalpte parlaması ve kemale ermesi için tevhit kelimesi şart olmaktadır.

          Müspet ve menfi elektrik yüklü iki hatta benzeyen Kelime-i Tevhid,hangi kalbe bağlanacak olsa derhal orada imandan bir ışık hasıl olur.

Kelime-i Tevhit paslanmış kalplere cila,kararmış ruhlara ziya ve menbâ-ı feyzi hüdâdır

Kelime-i Tevhit kalp kâbesinin içine çöreklenmiş nefsi emmare ejderini yok eden bir kılıç mesabesindedir.onun karşısında nefis ve şeytan orduları perişan olur.

Kelime-i Tevhit öyle bir nurdur ki,onunla öz,göz ve yüz aydın,kalp pırıl pırıl olur.Mümin bu kelimeye devam ettikçe kalpte  imanın ziyası kuvvetlenir.

Kelime-i Tevhit  çoraklaşmış kalpleri sulayarak İslam vahalarını meydana getirir ve orada iman ağacının meyveleri tomurmaya başlar.İman olmadıkça ebedi hayatın saadetine ermek ve cennete girmek mümkün değildir. Bu mesut neticeyi temin eden iman da Tevhit kelimesiyle,yani Allah’ın varlığına ve birliğine,Peygamberimiz Hz. Muhammet’in risaletine inanmış olmakla tahakkuk eder

Kelime-i Tevhit gemilerdeki can kurtaran simidi gibidir ki,sahibini dünya ve ahirette bir çok tehlikelerden kurtarır. Kim bu mübarek kelamı söyler ve ifade ettiği manaya iman ederse âhiretin ebedileşen azabından kurtulur.”Kim kalbinde arpa ağırlığı kadar hayır bulunduğu halde La ilahe illallah  derse ateşten çıkar ve kurtulur.Kimde Allah’tan başka ilah bulunmadığını bildiği halde ölür ise cennete girer.”

            Cenabı Hak bir ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:”Şimdi fırsat elde iken Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur hakikatini bil,hem kendinin hem erkek müminlerle kadın müminlerin günahının yargılanmasını iste. Allah dolaştığınız yeri de bilir, barındığınız yeri de”    

            Değerli müminler

            Kelime-i Tevhit ile ilgili bazı hususları sizlere hatırlatmak ve beklenen fâidenin kâmil bir manada  elde edilmesine yardımcı olmak isteriz. Bu mübarek cümlenin telaffuzu çeşitli sebeplerle olmaktadır.Bu cihetle,dikkatten uzak tutulmaması gereken hususlar bulunmaktadır.       Şöyle ki

            Kelime-i Tevhit gayrı müslim bir kimsenin iman etmesi için söyleneceğinde “Muhammedürrasulullah”cümlesiyle birlikte okunması zaruridir. Zira iman,ancak bu şekilde kalpte parlamış olur.”Namazda fatiha okumak vaciptir.”denildiği vakit nasıl fatiha suresinin tamamını okumak akla geliyorsa,İman bahsinde de Tevhit kelimesini de bir bütün halinde “La ilahe illallah Muhammedürrasulullah “şeklinde söylemek gerektiği hatırdan çıkarılmamalıdır.”Kim Allah’dan başka ilah yoktur ve Muhammed (SAV)Rasülüllahdır derse,Allah’ta ona ateşi haram kılar.”Bir mümin bu cümleyi feyiz almak ve sevap kazanmak için tekrarlayacak ise Kelime-i Tevhitlerin sayısı 100’e ulaştığı zaman “Muhammedürrasulullah” demelidir.Bu usul,Kelime-i Tevhidin sayıları her yüze ulaştığında tekrarlanmalıdır.Elbisenin yıprandığı gibi kalpteki imanda da aşınmalar olur.bu sebeple, iman esaslarının tebliğcisi bulunan Peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır”İmanınızı yenileyiniz ve La ilahe illallah demeyi çoğaltınız”Dünyayı terk etmek üzere bulunan bir kimsenin başında bulunanlar ona Kelime-i Tevhidi telkin etmeli, fakat “sen de söyle” diye zorlama yapmamalıdır. Ebedi hayata göç etmek üzere bulunan kimse,bu kelimeyi son söz olarak söylemelidir.bir şeyi vasiyet etmek veya bir hususu hatırlatma ihtiyacı duyarsa konuşmasının sonunda Kelime-i Tevhit tekrarlanmalıdır. Zira “kimin son sözü  La ilahe illallah  olursa cennete girer”

            Kelime-i Tevhitten kâmil bir ecir ve tam bir feyiz elde edebilmek için günah kirlerinden sakınmalıdır Bununla beraber, bu kelimeyi kalbinin derinliklerinden kopup gelen bir şevk ve tam bir ihlas ile söylemelidir. Kainatın efendisi bulunan Peygamber efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:”Kıyamet günü insanların benim şefaatimle en çok saadete erişecek olanı kalbinden halis ve muhlis olarak La ilahe illallah diyen kimsedir.”Bir kul muhlis olarak La ilahe illallah demeye görsün,büyük cürümlerden sakındığı müddetçe onun için gök kapıları muhakkak açılır ve nihayet Kelime-i Tevhit arşa ulaşır.

            Muhterem Müslümanlar

            Hayırlı işlerin hepsinde bir fâide ve ahiretimiz için bir ecir vardır.Ancak her hayrın diğerine nispetle bir farkı bulunmaktadır.bir hadis-i şerif bu hususu şöyle açıklamaktadır.”İman 70 kadar şubedir.faziletçe en ileride olanı La ilahe illallah sözüdür. En aşağı olanı ise eza veren eşyayı yoldan gidermektir.utanma hisside imandandır.”

            Bir kimse neyi çok severse onu çok anar. Mutlak varlığın yegane sahibi bulunan Hz. Allah’ı çok sevende onun ismi pakını ve tevhit kelimesini dilinden düşürmemelidir.İnsanlar nasıl yaşarlarsa o hal üzere ebedi aleme göç edecekler. Bu hususu dikkatten uzak tutmayan müminler Kelime-i Tevhit okuyarak imanını yenilemeli ve fani hayatını tevhit kelimesiyle noktalamalıdır.

http://www.islamguzel.com/wp-content/uploads/2015/08/kelime-i_tevhid.jpghttp://www.islamguzel.com/wp-content/uploads/2015/08/kelime-i_tevhid-150x150.jpgROTALI_KAPTANHutbeler
Muhterem Müslümanlar Bu haftaki hutbemizin mevzuu Kelime-i Tevhit hakkında olacaktır.           İnsan,İslam dinini kabul edecek bir istidâat üzerine yaratılmış bulunmaktadır.bu kabiliyet,bir çekirdek misali,iman nurunun ışığı ve ısısıyla çatlayıp ibadetin feyziyle kemale ulaşır. İman güneşinin kalp ufkumuza doğması,Kelime-i Tevhit ile tahakkuk etmekte ve onun tekrarlanmasıyla kuvvet kazanmaktadır.Bu sebeple, iman nurunun kalpte parlaması...